1. Haberler
  2. Kıbrıs
  3. Çamur değil sanki altın!

Çamur değil sanki altın!

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İHALE İÇİN HAZIRLIKLAR TAMAM…
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu, Teknecik Elektrik Santrali’nde biriken dip çamurunun alımı için ihaleye çıkılması adına gerekli yazıyı Merkezi İhale Komisyonu’na gönderdi. Kurum, bu kez para ödeyeceği bir şekilde değil, para alacağı bir şekilde ihaleye çıkmaya hazırlanıyor. Ancak KIBRIS Gazetesi’ne ulaşan Gürdağ Geri Dönüşüm, Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi ile PETKO LTD yetkilileri, bunun mümkün olmadığını savunuyor

“ÇEVRE İÇİN TEHLİKELİ”…
Gürdağ Geri Dönüşüm, Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi İşletme Müdürü Cihangir Bütün, dip çamurunun bedelsiz ya da para ödenerek kurumdan alınmasının, alan şirketin kâr etmek için yağlı atık suları işlem yapmadan süzüp, denize, tarlalara veya bahçelere boşaltacağı ve petrol atığı yağları da piyasaya satacağı anlamına geldiğini iddia etti.
PETKO LTD. Direktörü Haluk İpekci ise Kuzey Kıbrıs’ın bu tehlikeli atıklardan bir miktar geri kazanım yaparak, geri kalan tehlikeli atıkları da bertaraf ederek kurtulması için çok samimi duygularla ter döktüklerini söyledi

“GEREKLİ ARAŞTIRMALAR YAPILDI”…
KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gökbörü de bu konuda ihale kararı alırken Çevre Dairesi ile istişare halinde olduklarını ifade etti ve “Çevreyi tehlikeye atacak bir durum söz konusu değildir. Bizim amacımız, kurumu avantajlı duruma getirmek. 2018 yılında çıkılan ihalede kurum yaklaşık 3 milyon TL ödedi. Biz bu konuyu araştırdık ve şimdi para ödemek değil, almak için ihaleye çıkıyoruz” dedi.Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK), Teknecik Elektrik Santrali’nde biriken dip çamurunun alımı için ihaleye çıkılması yönünde gerekli yazıyı Merkezi İhale Komisyonu’na gönderirken, bu konudaki tartışmalar daha da alevlendi.    2018 yılında çıkılan dip çamuru ihalesi nedeniyle yaklaşık 3 milyon TL ödeyen kurum, bu kez para ödemek yerine, para alacak şekilde ihaleye çıkmaya hazırlanıyor.    Ancak konuyla ilgili bilgi veren Gürdağ Geri Dönüşüm, Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi ile PETKO LTD yetkilileri, bunun mümkün olmadığını savunuyor.    Gürdağ Geri Dönüşüm, Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi İşletme Müdürü Cihangir Bütün, bu atığın bedelsiz olarak alınmasının çevre açısından bir tehlike olduğunu ve bu atığın bedelsiz ya da para ödenerek kurumdan alınmasının, alan şirketin kâr etmek için yağlı atık suları işlem yapmadan, süzüp, denize, tarlalara veya bahçelere boşalacağı ve petrol atığı yağları da piyasaya satacağı anlamına geldiğini iddia etti.    PETKO LTD. direktörü Haluk İpekci ise Kuzey Kıbrıs’ın bu tehlikeli atıklardan bir miktar geri kazanım yaparak ve geri kalan tehlikeli atıkları da bertaraf ederek kurtulması için çok samimi duygularla ter döktüklerini ve haksız eleştirilere maruz kaldıklarını söyledi.    KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gökbörü de bu konuda ihale kararı alırken, Çevre Dairesi ile istişare halinde olduklarını ifade etti ve “Çevreyi tehlikeye atacak bir durum söz konusu değildir. Bizim amacımız, kurumu avantajlı duruma getirmektir” dedi.
Gökbörü: İhale Komisyonu’na yazıyı gönderdik    KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gökbörü, dip çamuru alımı için ihaleye çıkılması ile ilgili yazıyı İhale Komisyonu’na gönderdiklerini söyledi ve geçmişte bu ihaleye, şirkete para ödeyeceği yönünde çıkılırken, yaptıkları araştırmalar doğrultusunda kurumun para alacağı şeklinde çıkma kararı aldıklarını belirtti.    Gökbörü, geçmişte çıkılan ve kurumun para ödeyeceği yönünde olan ihale nedeniyle kurumun 2019 yılında 3 milyon TL civarında bir ödeme yapmak zorunda kaldığını söyledi ve “Şu anda yaklaşık 4 bin tonluk bir dip çamuru ihalesine çıkmaya hazırlanıyoruz. Kurum şu anda çıkılan ihaleden para almasa bile, en azından üstünden para ödemeyecektir” dedi. “İhaleye katılacak şirketlerden ÇED Raporu isteniyor”    Gökbörü, dip çamuru konusunda Çevre Dairesi ile birlikte çalıştıklarını söyledi ve bu ihaleye katılacak şirketlerden de ÇED Raporu istendiğini söyledi.    Ayrıca bu konudaki kıstasları da Çevre Dairesi’nin belirlediğini kaydeden Gökbörü, “Bu ihaleye zaten Çevre Dairesi’nden ÇED Raporu alan firmalar katılabilecek. Tesis kurup da ihaleye katılma olmaz. Bu aldıkları dip çamurunu nasıl bertaraf edeceklerini Çevre Dairesi zaten beliyor. Çevre Dairesi kıstaslarını ortaya koyuyor” dedi.        Selim Gökbörü, dip çamurunun işlendikten sonra tehlikeli bir atık olmadığını söyledi ve “İhaleyi alan firmanın su arıtma sistemi de oluyor ve arıtılan su yeşillendirme anlamında kullanılabiliyor. Hedefimiz zaten kurumu avantajlı duruma getirmektir” dedi. Bütün: Ortada bir atık var ve bunun geri kazanılması veya bertarafı söz konusu    Gürdağ Geri Dönüşüm, Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi İşletme Müdürü Cihangir Bütün, KIBRIS Gazetesi’nde bir süre önce KIB-TEK’te çıkan fuel oil atıkları konusunun dolaylı yönden kendilerini de ilgilendirdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:    “Gürdağ Trading & Industry Ltd’nin Entegre Atık Tesisleri’nin İşletme Müdürüyüm.    Biz, Gürdağ Trading & Industry Ltd. bünyesinde faaliyet gösteren Gürdağ Entegre Atık (Tehlikeli Atık Dahil) Geri Dönüşüm, Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi olarak faaliyet gösteriyoruz.    Tesisimiz, ülkemizin en kapsamlı ve modern geri dönüşüm, geri kazanım ve bertaraf tesisidir.    Toplam 5 bin metrekare kapalı ve 15 bin metrekare açık alandan oluşan 4+1+1 olmak üzere toplam 6 tesis ünitesinden  oluşmaktadır.    Atıklar, tesiste ileri teknoloji, yakma olmadan termal parçalama (piroliz) yöntemiyle işlem görmektedir.    Kısaca tesis kapasitesini anlatayım;    (Tehlikeli Atık Yakma 3,3 ton/gün kapasiteli  + Katı Atık Piroliz 25 ton/gün + Sıvı Atık Piroliz 15 ton/gün + İnşaat ve Hafriyat Atıkları 1500 ton/gün) + (Atık Su Arıtma Tesisi 1000 ton/gün) + (Tuğla Fabrikası)  aynı zamanda bertaraf tesisi olarak da kullanılabilmektedir.    Entegre tesisimizde işlenebilen 86 tehlikeli,  73 tehlikesiz atık olmak üzere toplam 159 atık işlem görmektedir.    Fuel oil atıkları ile ilgili konuya bir şekilde tarafız; çünkü ortada bir atık var ve bunun geri kazanılması veya bertarafı söz konusudur.    Gazetede anlatılan olaylar bütününe baktığımızda, vatandaşın aslında çok da müdahil olmadığı gibi görünse de halk sağlığı ve çevre açısından vatandaşı da ilgilendiren bir sorun vardır.     Ancak neler olduğunu anlamak için filmi en başa sarmak gerekiyor.    KIB-TEK, bu fuel-oil çamuru ve tank dibi atıklarını ortadan kaldırmak ve atık içindeki mümkün olan yakıtın geri kazanılması için 2018’de bir ihale yapmıştı. İhale sürecinde biz de şartname almış ve konuyla ilgili çalışma yaptık. Bu ihaleyle ilgili bazı konulara da itirazlarda bulunmuştuk. Bu anlamda olaylara taraf olduğumuz doğrudur”. “Atık tehlikeli olarak nitelendirilmeliydi”    Cihangir Bütün, öncelikle, ihale şartnamesinde geri dönüştürülmesi istenen atığın, atık kodunun ne olduğunun bilinmediğini ve atığın tehlikeli atık olarak nitelendirilmesi gerektiği konusunda itiraz ettiklerini anlattı.    Çevre Yasası’na göre atığın kodunun atık üreticisi tarafından belirlenmiş olması gerekmesine rağmen bu işlemin yapılmayarak, atık sanki tehlikeli atık değilmiş gibi ihaleye çıkılmasına itiraz ettiklerini kaydeden Bütün, doğru atık kodu belirlenmesiyle ihaleye girecek firmaların teknik kapasitelerinin önem arz ettiğine vurgu yaptı.    O zamanki durumda, hali hazırda KKTC’de bu işleri o veya bu şekilde halleden bu firmanın böyle bir atığı işlemlerden geçirerek bertaraf etme teknik kapasitesi olmadığından söz eden Cihangir Bütün, “Eğer atığı tehlikesiz olarak adlandırırsanız işte o zaman sıradan bir atık yağ toplayıcısı bile bu atığı toplayabilir hale gelmesinin önünde hiçbir engel bırakmamış olursunuz. Ancak teknik olarak işlem doğru olmaz ve başka bir sürü sağlık ve çevre sorunlarıyla karşı karşıya kalınır. KIB-TEK gibi bir kurum da yanlış iş yapmaz, çevrenin kirletilmesinde ve halk sağlığının bozulmasında taraf olmaz diye düşünüyorum” dedi. “Tek itiraz eden biz değildik”    Cihangir Bütün, bu sürede tek itiraz edenin kendileri olmadığını, ihaleye katılacak başka bir firmanın da itirazda bulunduğunu kaydetti. Bütün, şöyle devam etti:    “Sonuç olarak KIB-TEK bir zeyilname yayımladı ve ihaleyi iptal ederek zeyilnameye göre yeni bir ihale tarihi oluşturuldu. Bu süreçte bizim itiraz ettiğimiz diğer bir husus da, toprağa kontamine olmuş, deniz yanında fuel-oilin zeminin kazılarak oluşturulmuş olan bir havuzun içerisine doldurulan sulu fuel-oil slacının ihaleye giren bizim dışımızda hiçbir firmanın bertaraf edemeyeceği ve bunu bertaraf edecek tesise sahip olmadığı hususuydu.    İhalenin yapıldığı 2018 yılında tesisimiz hazır olmasına karşın, lisansımız henüz hazır değildi. İhale o veya bu şekilde yapıldı.    İhalenin yapıldığı gün Merkez İhale Komisyonu’na, yapılan ihalenin teknik olarak hatalı olduğunu, bu ihalenin bu şekilde yapılmaması gerektiğini, atık kodlarının uygun olmadığını, ihaleyi teknik kapasitesi uygun olmayan bir firmanın alması durumunda ise çevre sorunu yaratabileceğini ve ihale yapılsa bile sürecin takipçisi olacağımızı bildiren bir yazı vererek böyle yanlış bir sürece firmamızın alet olmayacağını bildirerek  ihaleye katılmadık.    O gün ihaleye 2 firma katıldı ve en düşük fiyatı veren Can-Tek Oil ihaleyi kazandı”. “Biz, işin çevresel kısmı ile ilgileniyoruz”    Cihangir Bütün, ihaleden sonraki sürecin farklı ilerlediğini anlatarak, şunları kaydetti:    “Sanıyorum kazanan firmanın lisansları ve yetenekleri olmadığı Çevre Koruma Dairesi tarafından İhale Komisyonu’na ve KIB TEK’e bilgi verildiğinden veya teknik kapasite yetersizliğinden dolayı bu firma işi alamadı ve ihale, ikinci olan firmaya verildi.    Bizi ilgilendiren kısmı, işin evrak kısmından ziyade, işin çevresel kısmı idi.    İkinci olarak ihaleyi alan firmanın tesisinin imalat ve montaj aşamasından, devreye alınmasına kadar takipçisi olduk. Tesisi de izin alarak yerinde inceledik. Türkiye’den ve Kıbrıs’tan oldukça profesyonel bir ekip işi çeviriyordu. Neredeyse her şey doğruydu”. “Sorun, bertaraf edecek bir yer olmamasıydı”    Cihangir Bütün, teknik açıdan slacın yani fuel-oil tank dibi çamurunun, suyundan ayrılması, yakıtın geri kazanılarak tesis dışına çıkarılıp başka bir kirliliğe yol açmadan yerinde işlenmesi, ayrıştırılan kontamine olmuş suyun arıtılarak kullanılabilir hale gelmesi aşamasında her şeyin teknik olarak doğru olduğunu kaydetti ve şu bilgileri verdi:    “Aslında eksik olan kısım, işi yapan yüklenici firmadan kaynaklanan bir sorun değildi.    Adanın genel sorunu olan, bu prosesler sırasında ortaya çıkan konsantre tehlikeli atıkların bertaraf edilmemesidir.    Bir yerde kurumlar da haklı, çünkü bertaraf edilecek yer olmamasından dolayı bütün bu atıklar gömülerek ortadan kaldırılmaktadır ki, bu kabul edilebilir bir yöntem değildir, ancak şimdi biz bu sorunu hallettik.    Çevre Koruma Dairesi tarafından online izlenebilir bir bacası ve baca arıtma tesisi olan, çok yüksek sıcaklıklarda tamamen kül hale dönüştürebileceğimiz ve nihayetinde ortalıkta hiçbir tehlikelilikten bahsedeceğimiz bir materyalin kalmadığı son teknoloji bir atık yakma tesisi kurduk.    Şimdi artık bu atıkların da tesisimize gelmesinin önü açıldığına göre artık işlem tamamen doğru olacak diyebiliriz”. “Maliyet düşünülenden yüksek”    Geri dönüşüm ve bertaraf tesislerinde sanıldığından fazla para döndüğünden söz eden Cihangir Bütün, şöyle devam etti:    “Paranın uçup uçmadığını bilemiyorum, ancak eğer bir geri dönüşüm, geri kazanım ve işlem sonucu ödenen paradan söz ediliyorsa, böyle bir şey söyleyebilmek için kişinin geri dönüşüm ve bertaraf işinden hiç anlamıyor olması gerekir.    Eğer teknik olarak bu işi yapma kabiliyetiniz yoksa, maliyet hesaplayamayacağınızdan böyle söylemler normalleşir.    Dünyada çevre işlerinde kabul gören temel prensip şudur:    “Kirleten öder”.    Biz bu iddiada olan firmayı da, bu işin karşı tarafında olan firmayı da biliyoruz.    Bir yerde onlar bizim rakibimiz ancak doğruyu söylemek gerekirse, bir işin layıkıyla kurallara uygun olarak yapılabilmesi için bir maliyet ve masraf vardır ve bunun karşılığı da bir ücret ödenmesi gerekmektedir. Biz de o zaman ihaleye hazırlanırken bir bedel koymuştuk.    Ama eğer şimdi biri çıkar ve KIB-TEK’in atıklarını bedavaya ve hatta üste para ödeyerek bertaraf edeceğini söylüyorsa, işi bilenler burada bertaraf haricinde başka işler döndüğünü ve neler yapacağını hemen anlar.    Üzerine bedel ödeyerek atığınızı biri sizden alıyor ise onu daha pahalıya birine satacak demektir, ayrıca çevre kirliliği de yaratacağından emin olabilirsiniz, çünkü geri dönüşüm işlemleri ile uğraşmadan, hiçbir ayrıştırma işlemi yapmadan, kirli yağlı suları ve atıkları çevreye akıtarak veya gömerek, maliyetsiz şekilde işi halledecek demektir.    Eğer gerçekten kurallara ve yasalara uygun geri dönüşüm ve bertaraf yapacak olsa, karşısına ciddi bir maliyet çıkacaktır ve bu geri dönüşüm ve bertaraf tesisleri, sandığınız gibi ufak meblağlarla değil, çok büyük paralarla kurulabilen tesislerdir.

Çamur değil sanki altın!
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.